Kotasız Avrupa

Yolumuz Açık Olsun!

ad

Kotalar, İTO’nun Gündeminde

Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye uyguladığı tarife dışı engellerden biri olan ‘geçiş belgeleri kısıtlamaları’ yani ‘kotalar’, farklı yerlerde farklı isimlerle tartışılmaya devam ediyor. UND’nin öncülüğünde yürütülen “Kotasız Avrupa Eylem Planı” kapsamında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) da bir seminer düzenledi.

 

21 Ekim’de İTO’da gerçekleştirilen seminere; UND Başkanı Tamer Dinçşahin, UND’nin AB Danışmanı Can Baydarol, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Kıdemli Uzmanı Çisel İleri, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Genel Sekreteri Mustafa Alper, Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü (KUGM) İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürü Ali Rıza Yüceulu, KUGM Şube Müdürü Oğuz Hakan Özdemir, Devlet eski Bakanı Tınaz Titiz, DTM Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Lojistik Dairesi Uzmanı Yıldız Tuğba Kurtuluş Kara ve TOBB TIR ve ATA Karnesi Dairesi Müdürü Selçuk Yılmaz konuşmacı olarak katıldılar.

 

 

10. Ulaştırma Şurası Koordinatörü Prof. Metin Yerebakan’ın moderatörlüğünde yapılan seminerin açılış konuşmasını ise İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dursun Topçu yaptı.

 

Ulaştırmanın ekonomik, toplumsal ve kültürel anlamda çok geniş etki alanlarına sahip olduğunu ifade eden Topçu, “Sınırların ortadan kalktığı, uluslararası rekabetin yoğun olarak hissedildiği günümüzde, ulaştırma sektörünün önemi ortadadır. Ancak coğrafi açıdan ne kadar avantajlı olsak da, ne kadar güçlü bir taşımacılık filomuz olsa da ne yazık ki bazı ülkelerin tarife dışı engelleriyle karşı karşıya kalıyoruz” dedi.

 

Türk ihraç ürünlerinin kalitesi ve maliyet avantajıyla baş edemeyen AB reel sektörünün, nakliyeciler üzerinden Türk girişimcileri, sanayicileri ve ihracatçısını engellemek istediğini kaydeden Topçu, geçiş belgeleri sorununun AB ile yapılan ticareti olumsuz olarak etkilediğini de ifade etti.

 

Kotalar pazar kaybettiriyor

 

“Kota yetersizliği nedeniyle mallar ulaşması gereken yere zamanında varamamakta, ithalatçı malı temin edememekte, ihracatçı da zor durumda kalmakta ve bu durumlar sipariş iptaline kimi zaman da pazar kaybına neden olmaktadır” diyen İTO Başkan Yardımcısı, kotaların yarattığı bir diğer olumsuzluğun ise maliyetlerin artması olduğunu söyledi.

 

Sorunun sadece nakliyecilerin değil; üretici, işçi, sanayici, nakliyecisiyle bütün Türkiye’nin sorunu olduğunu ifade eden Topçu, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Taşıma kotalarının doğrudan ülkeler arasındaki ticareti engellemeye yönelik olduğu açıktır. Sorun belli. Hep birlikte soruna sahip çıkarak, hukuksal haklarımızı kullanarak, ulusal ve uluslararası arenada sorunu gündeme getirerek çözüm de bulacağız.”

 

Taşımacı gerekirse filosunu kaydırır

 

Konuşmasına, sorunun nakliyecilerin sorunu olmadığını vurgulayarak başlayan Tamer Dinçşahin, “Eğer taşımacı gecikirse, daha fazla maliyetle taşırsa, bunun özneye yansıması olur. Özne burada, üreticiler ve ihracatçılardır. Bu sorun çözüldüğünde, esas rekabet gücü artacak olan dış ticaretimizdeki arkadaşlarımızdır. Taşımacılar filosunu kaydırır, diğer hatlarda taşıma yapar ve sorundan yakasını sıyırabilir. Mesela Kuzey Afrika açılımıyla bu sorunu rahatlıkla aşabilir, filosunu kaydırır” dedi.

 

Türkiye’nin rekabetçi olduğu alanlardaki ürünlerinin hedeflenen pazarlara “istenen zamanda, istenen şekilde ve katlanılabilir maliyetlerle”, en önemlisi de, rakiplerinden önce ulaştırılması gerektiğini kaydeden Dinçşahin, “Bunun için de bu derece stratejik önem taşıyan bu sektörün, tarife içi ve tarife dışı kısıtlamalardan arındırılmasını sağlamamız gerekiyor” dedi. Taşıma kotaları konusunda Türk nakliyecilerin yaşadıkları sorunları ülke bazında somut örneklerle katılımcılara aktaran Dinçşahin, UND öncülüğünde yürütülen Kotasız Avrupa Eylem Planı kapsamında bugüne dek yürütülen çalışmalar ve 1 Aralık’ta Londra’da UND-Financial Times işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan üst düzey etkinlik hakkında bilgi verdi. 

 

YASED korumacı politikalara karşı

 

UND AB Danışmanı Can Baydarol, kota sorununun küresel boyutuyla da tartışılması gerektiğini söylerken; Türkiye’nin AB ile 1963 yılında temellerini attığı Gümrük Birliği ve Ortaklık ilişkisinin, Türkiye’nin AB ülkeleri ile birlikte “karar alma masasına oturmak, AB’nin hukuk ve bütçe sistemine dahil olmak” suretiyle “AB’nin Ortak Ticaret Politikası”nın bir parçası olma hakkına sahip olması durumunu da beraberinde getirdiğini belirtti. Geleceğin tam üyeliği tartışmasında, bugünün kazanılmış haklarının kaybedilmemesi gerektiğini, bu nedenle sorunun sadece bir “malların serbest dolaşımı” meselesi olmadığını dile getiren Baydarol, Türkiye’de üretilen ve AB ile dış ticareti yapılan malların da, küreselleşme çerçevesinde artan yabancı sermaye yatırımları sonucunda aslında % 70’ten fazla bir oranda “Avrupalı” sayılabileceğine ve AB’nin kotalar ile kendi rekabet gücünü vurduğuna da dikkat çekti. Can Baydarol, UND liderliğinde yürütülen Kotasız Avrupa Eylem Planı’nda da gözetildiği gibi, başarılı olmak için teknik yaklaşım ile siyaset birlikte koordine edilerek, izlenecek hukuki mücadele ve lobi stratejisinin, adım adım ciddiyetle ve hassasiyetle planlanması gerektiğinin altını çizdi.

 

Kotasız Avrupa Eylem Planı kapsamında en başından bu yana mücadelesini adım adım planlayarak, kararlılıkla sürdürdüğü için UND’yi tebrik eden İKV Kıdemli Uzmanı Çisel İleri taşıma kotaları sorununun hukuki boyutları ile ilgili incelemelerini aktardı. İleri, “ATAD’dan çıkacağını umduğum olumlu karar tüm bunların üstesinden gelmemizi sağlayacak” dedi. Sorunu katıldıkları her platformda dile getirdiklerini belirten İleri, kota meselesinin Avrupa Komisyonu ile beraber Avrupa Parlamentosu üyelerine ve Brüksel ile Avrupa’daki şemsiye meslek örgütlerine de aktarılması; yaşanan mağduriyetlerin “Alman sanayicilerin Merkel karşısında; Fransız sanayicilerin de Sarkozy karşısında sorunlarına çözüm arayışlarında olduğu gibi” en üst düzeyde takibini talep etmeleri gerektiğini ifade etti.

 

Mevcut ekonomik ortamda rekabetin daha yoğun olarak yaşanacağını vurgulayan YASED Genel Sekreteri Mustafa Alper, kotaların varlığının ihracatın yüzde 90’ını karayolu ile taşıyan Türkiye’nin taşımalarını pahalı ve gecikmeli olarak gerçekleştirmesine sebep olduğuna ve ekonomimize yıllık olarak 5 milyar dolara ulaşan bir maliyet getirdiğine dikkat çekti.  2009 yılının ilk 8 ayında, önce yılın aynı dönemine kıyasla Türkiye’ye giren yabancı sermayede % 55 oranında düşüş yaşandığını ve uluslararası ticaretin de daralmasıyla mevcut uluslar arası rekabet ortamının daha da zorlayıcı hale geldiğini belirten Alper, ülkelerin sermaye girişlerinin ve dolayısıyla döviz girişlerinin azalmamasını sağlamak için artık daha fazla çaba gösterirken, kotaların, Türkiye’nin dış ticaret performansını olumsuz etkileyerek ülkeye yabancı yatırımları çekme gücünü de azalttığını vurguladı. YASED Genel Sekreteri, dış ticarette karşılaşılan sorunlara çözüm bulmak amacıyla YASED bünyesinde bir çalışma grubu kurulduğunu açıkladı ve Eylem Planı kapsamında UND’nin yürüttüğü etkin çalışmaları takdirle izlediklerini belirtti.

 

Alper, şunları söyledi: “YASED olarak, her zaman olduğu gibi, uluslararası ticarette bu tür korumacı politikalara karşı olduğumuzu burada bir kez daha ifade eder, Türkiye’nin hak ettiği rekabet gücüne kavuşması yönünde yürütülen çalışmalara katkılarımızı ve desteğimizi vermeyi sürdüreceğimizi bir kez daha belirtirim.”

 

KEİ Bölgesinde Belgesiz Taşıma

 

Panelin 2. oturumu İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürü Ali Rıza Yüceulu’nun sunumuyla başladı. Bölge Müdürü, Bakanlığın bu haksız engellere karşı mücadele ettiğini ve bu mücadeleler ile katılım sağlanan KUKK toplantıları sonucunda belge sayısında son beş yılda yüzde 140 artış sağlandığını kaydetti.

 

Daire Başkanı Hakan Özdemir Ulaştırma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bugüne kadar AB üyesi olmayan 17 ülke ile ikili ve transit taşımaların serbestleştirildiğini, 3 AB ülkesiyle sadece ikili taşımaların serbestleştirildiğini ancak özellikle “emek yoğun bir sektör olan karayolu taşımacılığını, yaşadığı işsizlik sorununu istihdamı bu sektöre kanalize ederek çözmeye çalışan AB’nin” artık serbestleştirme taraftarı olmadığını belirtti. 2002-2007 döneminde % 200 artan bir ihracat karşısında karayolu kotalarında sadece % 40 civarında bir artış yapılmasının mantıklı görünmediğini söyleyen Özdemir, bütün ülkelerde taşımaların serbestleştirilmesi amacında olduklarını, ikilinin yanında çok taraflı platformlarda da bu amaçla sürdürdükleri çalışmalar kapsamında arzu edilen bir serbestleştirme imkanının yakın tarihte Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesindeki ülkeler ile sağlanarak, model olarak AB’ye sunulacağını açıkladı.

 

Eski devlet bakanlarımızdan Tınaz Titiz, konuşmasında sorun çözme yöntemleri hakkında önerilerde bulunurken, ulaştırma ile ilgili bir “koz envanterinin oluşturulması” gerektiğine değindi.  Aynı zamanda 10. Ulaştırma Şurası Koordinatörlüğü görevini de yürütmüş bulunan seminer moderatörü Prof. Metin Yerebakan, bu tür bir önerinin sunulması halinde, Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Ar-Ge fonlarından faydalanılabileceği bilgisini verdi.

 

DTM Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Lojistik Dairesi Uzmanı Yıldız Tuğba Kurtuluş Kara konu ile ilgili faaliyetlerini aktardı.

 

Geçiş kotaları nedeniyle yaşanan sorunların 2005 yılından bu yana Avrupa Komisyonu’nun gündemine getirildiğini ifade eden Kara, Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) ve DTÖ, Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (BMAEK) gibi ikili ve çok taraflı diğer platformlarda da sorunun masaya yatırıldığını kaydetti.

 

DTÖ anlaşmazlıkların halli mekanizmasına başvurulması ihtimali üzerinde çalışıldığını kaydeden Kara, bu mekanizmanın çalıştırılması için “yaşanan sorunlara ve bunların yarattığı ek maliyetlere ilişkin somut kanıtlarla desteklenmiş, son derece kapsamlı dosyaların hazırlanması ve sunulmasının önemine” dikkat çekerek tüm paydaşlardan bu konuda destek istedi. Sorunun çözümü yolunda “Türk toplumunun sorun çözme kabiliyetinin ve lobi gücünün ne kadar geliştiğini gösteren”, UND’nin “Kotasız Avrupa Eylem Planı” girişimine de tam destek sağlandığını ifade etti.

 

Son konuşmacı Selçuk Yılmaz ise, TOBB olarak yılda 1 milyona yakın geçiş belgesi dağıtımı yaptıklarını hatırlattığı konuşmasında, “Belli dönemlerde belli noktalarda geçiş belgeleri bittiğinde yaşanan sıkıntıları gördükçe, ‘Keşke hiç belge olmasa biz de dağıtmasak’ diyoruz” dedi. Ülkeler ile ikili düzeyde yapılan görüşmelerde Türk tarafının karşılaştığı bürokratik inadın ardındaki nedenin, söz konusu ülkelerde özel sektör firmalarının baskıları olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye’de TOBB tarafından kota sorunu ile ilgili verilen desteğin “sorun yaşanan ülkelerin özel sektörü muhatap alınarak geliştirilen hareket planları çerçevesinde” yön bulduğunu söyledi. Bu kapsamda TOBB Başkanının başkanlık görevine seçildiği Eurochambers, CONFINDUSTRIA başta olmak üzere, Avrupa’daki şemsiye meslek örgütleri nezdinde girişimlerde bulundukları bilgisini veren Yılmaz, gerektiğinde Türkiye’nin dış ülkelerdeki yatırımlarının da lobi çalışmalarında koz olarak kullanılabileceğini ifade etti.

 

 

 

 

 

Dış Basında Çıkan Haberler - Kotaların Ortadan Kaldırılması İçin

 

 

 

 

Kotaların Ortadan Kaldırılması İçin

Türkiye Uluslararası Nakliyeciler Derneği UND, üyelerinin etkin bir biçimde Avrupa Birliği’ne yaptıkları taşımaları engelleyen ikili ve transit izin belgelerinin ortadan kaldırılması için etkili bir lobi çalışması içine girmiştir. Dosyadan sorumlu UND İcra Kurulu Başkanı Mine Kaya “Karayolu taşımacılığına getirilen kısıtlamaların Ankara ile Brüksel arasında 1996 yılında yapılan Gümrük Birliği Anlaşması’na aykırı olduğunu belirtmiştir.

İzin sorunu Türk nakliyecilerinin 3 Benelüks ülkesi dışında kalan diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelere yaptıkları taşımalarda bir engel olmaktadır. Bu ülkelerden en kısıtlayıcı olanları ise İtalya ve İspanya’dır. Söz konusu bu kısıtlamalar Tük Nakliyecisini İtalya’dan İspanya’ya giderken sırasıyla Slovenya, Avusturya, Almanya ve Fransa’dan geçmek durumunda bırakmaktadır. Türklere uygulanan bu kotaların yetersiz kaldığını belirten Mine Kaya, bu sebeple yükleyicilerin daha yüksek fiyatlarla başka nakliyecilere ya da çok ta fazla bulunmayan başka modellere yönelmek durumunda kaldığını belirtmiştir.

Bu sorun Avrupa sanayicilerini de etkilemektedir: 15.000’den fazla yabancı firma Türkiye’de aktif olarak çalışmaktadır yani %60’ı Avrupa Birliği kökenli firmalardır. Bu firmalar genelde üretimini Avrupa Birliği’ne ihraç etmek için gerçekleştirmektedir. 2002–2007 yılları arasında Türkiye’nin AB’ye ihracatı %200 artış göstermiş fakat kotalar %46’lık bir artıştan fazlasını göstermemiştir. Bunun etkisi olarak Türkiye ile AB arası ticaret engellenmekte ve bunun serbestleştirilmesi sadece 1996 Gümrük Birliği sebebiyle değil ayrıca GATT anlaşmasına bağlı olarak transitin de serbest bırakılması gerekmektedir.

 

 Turkey wants removal of quotas

 

Mine Kaya’dan “Türk nakliyecilerin uluslararası taşımalarda karşılaştıkları sorunlar” hakkında | DVZ Deutsche Logistik-Zeitung gazetesine (Almanya) Verilen Röportaj

Türkiye Uluslararası Nakliyeciler Derneği UND’ye üye 1000 nakliye şirketi bulunuyor

DVZ’ye demeç veren UND İcra Kurulu Başkanı Mine Kaya halen sektörde iyileştirme gereksinimleri açısından önceliklerden bahsetti. Önemli alıntılar:

 

Peki politikacılar bu konuda neler yapmalı?

…Biz devletten sadece karayolu eşya taşımacılığını korumasını istemiyoruz. Farklı taşıma türleri arasında elbetti ki bir denge sağlanmalı.

Ancak ilgili kamu kurumlarımızdan uluslar arası karayolu taşımacılarının önündeki engellerin kaldırılmasını sağlamalarını da bekliyoruz.

Uluslararası taşımalarda sınır geçişlerinde ve vize alımlarında yaşanan sıkıntılar en büyük engeller.

 …Çevre konusunda Türkiye’de de Avrupa’daki ne benzer kaygılar var mı?

Çevre bizim için de çok önemli bir konu. Uluslararası taşımalarda hiç sorunumuz bulunmuyor çünkü bu alanda biz son derece çevreye saygılı olan Euro 3, 4 ve 5 araçlarla faaliyet görüyoruz….

Kombine Taşımacılık Alanında Ne Tür Fırsatlar Görüyorsunuz?

Biz kombine taşımacılığı her zaman destekledik ve destekliyoruz. 2007 yılında Halkalı-Wels (Avusturya) arasında planlanan bir Ro-La hattının kurulması için Ökombi ile ortak çalışmalarımız oldu. O tarihte günde 3 trenle 60 Tırın taşınmasını öngörüştük. Bu da haftada 300 araç yapıyordu. Ancak aynı zamanda AB üyesi de olan Bulgaristan, Slovenya, Avusturya,Hırvatistan ve Sırbistan gibi ülkelerde transit ücretleri çok yüksek tutulduğu için bu hat pahalıya mal olduğu tespit edildi. Dolayısıyla o tarihte yapılan deneme seferleri sonucunda proje askıda kaldı. Zaten herhangi bir kombine taşımacılık hattı söz konusu olduğunda bunun eninde sonunda bunun bir ayağı mutlaka karayolu olmak zorunda. Taşımaların tamamını demiryolu üzerinden gerçekleştiremiyoruz.

Türkiye ile Almanya arasındaki taşımanın önemi nedir?

Son derece önemlidir. İhracatımızın % 60’ını AB’ye gerçekleştiriyoruz. Almanya ilk sırada geliyor.

İthalatta da durum aynıdır. 80.000 kadarı Almanya’ya ve 80.000 kadarı da Almanya üzerinden olmak üzere yılda toplam 160.000 taşıma gerçekleştiriyoruz.

Kotaya tabi tutulan bu taşımalarımızı gerçekleştirmek için gerek duyduğumuz geçiş belgeleri ise Eylül ya da  Ekim aylarında tükeniyor.

Taşımalarımızı kesinti olmadan sürdürebilmemiz için yeniden ek belge talebinde bulunmamız gerekiyor.

Peki bu ek belgeleri alabiliyor musunuz?

Hayır. Türk firmaları bu belgeleri ücret ödeyerek temin etmeye ya da Almanya’da şirket kurarak elde etmeye çalışıyor.

Ancak bu da yeterli olmuyor. Türkiye’deki 1400 civarında firma uluslar arası faaliyette bulunyor. Bunların % 80’i de Avrupa’ya taşıma yapıyor.

Bu firmaların hepsi de Almanya’da yatırım yapamaz. Biz AB toprakları içinde, örneğin Almanya’dan Fransa’ya taşıma yapmak istemiyoruz,

Biz sadece mallarımızı Avrupa’ya götürmek ve Avrupa’dan satın alınan malları da Türkiye’ye taşımak istiyoruz.

 

Tamamını görüntüleyebilmek için; Lütfen Tıklayınız…

 

ad
  •  

    Şubat 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Eki    
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
  • Bağlantılar

    • 3K Transport
    • Balnak Logistics Group
    • Ekol
    • Eksa Transport
    • Gökçiller
    • Greeneks
    • Hilal Trans
    • Horoz Lojistik
    • Karakuş
    • Kardemir
    • Kardeşler Transport
    • Karınca International
    • Kıta Transport
    • Martaş Nakliyat
    • Mer-Tur
    • Mobydick
    • Omsan Lojistik
    • Onur Transport
    • Run Uluslararası Taşımacılık
    • Selamoğlu Nakliyat
    • Sittnak Uls. Nak.
    • Sönmez Bustaş & Lojistik
    • TIRSAN
    • Transsan
    • Triosped
    • Turkon Holding
    • Ulustrans
    • Upi Trans
temporal
pcos
loved
farsi
whole
nom
meats
integrating
outfit
grinders
giant
investigation
choose
southport
baths
k2
witt
freedman
norelco
norstar
units
wink
kevin
obstacle
cali
peninsula
ballistic
bensalem
warehouse
tidewater
antigone
crepes
mayer
rx7
right
bakersfield
bach
sb
duplicator
hippies
pampered
keg
halliburton
challenge
sato
burleson
clients
drawers
camaro
mucus
quo
kleen
phillip
chair
ds
juggling
televison
billard
kemp
submarine
manners
mich
pedals
epson
banyan
wii
kline
lyics
toile
nero
aces
turnkey
mormon
actuators
yang
topping
saddleback
alkaline
brides
user
avondale
borax
telecharger
hobbs
tumbling
rove
amphibian
ssl
ministries
bead
mania
hough
failures
lm
reformat
ssn
adviser
mott
emission
whos
synagogue
kamloops
alterations
rollercoaster
cough
mario
month
minorities
kidz
tie
trail
hayward
cemetaries
srx
fantasia
garda
mozambique
dinners
nations
martha
inferno
centers
root
waves
votive
ova
kirkpatrick
racing
bus
migrant
matthews
brokeback
yorba
course
jonathon
brand
humor
ophthalmology
hillsong
klux
clippers
rockville
circa
decoder
institutional
watchdog
sales
intensity
loans
collier
email
crain
stations
involved
turkish
great
ottumwa
retailer
nad
antennas
boundaries
seater
porter
longbow
williamstown
gillian
swiss
hospice
awnings
corning
supplies
convertibles
examinations
plath
paranormal
sg
request
immigrants
mask
treadmills
persuasion
transition
greystone
baritone
ralph
come
radiant
iss
shook
lable
steele
outlines
descartes
lavasoft
cushions
c2
uhf
tenn
rotisserie
crusader
platt
riverfront
legged
shear
petticoat
excalibur
trolling
timelines
turkish
greenbelt
beets
chatroom
dolphins
qualified
keira
waterfront
documentaries
cardiologist
dim
schweiz
minot
streetcar
gum
creole
organized
macau
flor
cowell
marino
dor
arapahoe
roundtable
shielding
charitable
outboards
brick
co
machines
blouse
virus
cruising
extras
bicycles
whirlwind
che
comic
canoe
lexi
hybrid
bonnie
daniela
prop
ki
gloucestershire
earliest
libertarian
springtime
caring
last
covina
fillings
pillow
tos
tatto
marshalls
sante
reporters
luke
cutaway
salamander
bisque
belgian
tips
lancer
hemorrhoids
semester
astoria
goebel
staffing
speeches
arrangement
tourism
cav
fill
lake
glens
taurus
cimarron
gnc
clermont
chisel
intended
drowning
realism
clarkston
sharp
borders
witnesses
silent
environments
option
radiologic
themes
coby
orthodontic
vibration
twilight
lulu